“Ayağa kalk, yüklerini bırak, eklerini terk et, sadece bedenin kalsın, bütün organların, hepsi birer birer kendilerinden ayrılsın, varlığını inkar etsin, sadece ben varım, beni görsün, beni duysun, beni işitsin, beni koklasın, bana baksın, bana dokunsun, beni unutsun, beni hatırlasın, beni solusun, beni kuşatsın, benimle kuşatılsın, bana gelsin, bana koşsun, benden çıksın, benden ayrılsın, bana dönsün, beni tutsun… Sadece ben varım, kendini inkar et, sadece benimle kal, benimle ol, benimle gör, benimle işit, benimle yürü… Bak, benim denizlere ve dağlara hükmüm geçiyor, bak bu göklere… Bu yıldızlar benim avucumda, bana oradan bak, yıldızlardan gör beni, bulut gibi kendini kaybet, sarhoş ol, çıldırmaktan korkma, bırak bu aklı, bu iradeyi terk et, tedbiri elden bırak, çaresizliğini tat, acılarını anılarını unut, yok et onları, sen bendensin, benimlesin, bana döneceksin, benden gittiğin gibi gel, her kaçışın dönüşün olsun, bana dönmek için benden ayrıl, beni hatırlama, hatırlamak unutanların işidir, beni hiç unutma, aklını çıkar at, aklından çıkar her şeyi, benimle dol, gönlünü keşfet, ona sığ, oraya sığın, orada bulacaksın beni, ben oradayım, ben seninki gibi kırık gönüllerdeyim, benim evim hüzünle ışır, kalbini hüzünle yıka, ıstırapla beslen, acıların gıdan olsun, isteklerini terk et, isteklerinden kurtulmadıkça istediğini bulamazsın, sen beni istiyorsun, farkında değil misin, niçin görmüyorsun,